Genel
Yorum Yapın

Atalarımız yanılıyor olabilir!

Erkeklerin egosunu alıp neresine  soksak?

Erkek anaları neden “oğluşum” diye pohpohlarken, kendilerinin de bir el oğlunun hizmetinde olduğunu unutuveriyorlar? Biz kadınlar hizmetçi miyiz? Geyşalık bizim toplumumuzdan ta Uzak Doğu’ya yayılmış bir gelenek olabilir mi?

*

Uzun zamandır yakın aile dostumuz olan bir çiftle geçenlerde bir restoranta akşam yemeği yedik. 2 ay evvel aldığı arabasından memnun olmadığı, umduğu performansı yakalayamaması şöyle dursun; esasında bayan arabası olduğunu düşündüğünü ve değiştirmek istediğini beyan eden evin direğine, ‘yepyeni araba, madem bayan arabası diyorsun o zaman ver de karın kullansın’ dedik. Zira bir araca maksimum 1 yıl binen bir adam için koymaz diye düşünmüştük.

Buarada bence eğer araba toz pembe renkte, kaputun üzerinde Hello Kitty resimleri varsa ve içi pembe otrişlerle kaplıysa ancak o zaman ‘bayan arabası’ diye nitelendirilebilinir…

Ancak verdiği cevap beni derinden sarstı; “400 bin liralık arabayı ona verip, ben ne kadarlık arabaya bineceğim? Ne gerek var ki öyle bir arabaya?”

Esas sorun arabanın fiyatı değil, eşine biçtiği değerin kendisinden aşağı olmasıydı. Baş tacı olan, ayakları altında cennet bulunan, saçını süpürge eden tüm kadınların genel yazgısı bu olabilir miydi?

Ataerkilliğin verdiği yetkiye dayanarak biraz da cinsiyetçi ve bencil yaklaşarak aslında anlatmaya çalıştığı şeyin aile içi hiyerarşiyi stabil tutmakla ilgili olduğunu (biraz da kendisini tanıdığımdan mütevvellit) anlasam da anlamamak için direndim ve şakayla karışık baya bi üsteledim. Ne zaman ki eşiyle göz göze geldiğimde bana “Allah aşkına sus! Uzatma!” der gibi baktığına uyanınca, “evet, haklısın aslında” dedim ve konu kapandı.

Kızın da arabası var ve kötü bir marka ya da model değil. Kendisi de halinden memnun. Gayet tamahkar esasında. Ancak karşımda karısını bu şekilde ezmeye çalışan bir adam gördüğümde atan sigortalarımın esiriydim o an için. Ne demek “400 binlik arabaya o binecekse…”?!? Demek oluyor ki, o kim ki 400 binlik arabaya binsin. Şayet binecekse, benim 700 bin liralık arabaya binmem icab eder. Çünkü evin reisi benim. Çünkü o henüz 400binlik aracı haketmiyor!… 

Yazık… Ben erkek olsam ve karım hakkında gerçeten böyle düşünüyor olsam ve bir şekilde bunu dile getirmem gerekse şöyle söylerdim; Bu X’in ikinci arabası olacak… Şimdi ben ona bu değerde bir şey alırsam, bunu değiştirmem gerektiğinde ne alacağım? 1 milyonluk araba mı? Benim o kadar gücüm yok ki…

Veyahut daha da kestirip atmak ve karşımdakini tek cümleyle susturmak istiyorsam;

X kendi arabasından oldukça memnun, (sonra döner gözünün içine dikkatli bir şekilde bakar) öyle değil mi hayatım? diye sorardım…

Daha da net olmak isteyenler için bir alternatifim daha var; onun arabası daha yeni, bir dahaki sefere eğer isterse bundan alabilirim.

vs.

Ama asla, ne olursa olsun, karşımda arkadaşlarım varken o veya ona benzer aşağılayıcı bir cümleyi sarfetmezdim.

Atalarımız da bok yemiş! Yok efendim bir kadın adamı vezir de edebilirmiş rezil de… Peki ya erkek, kadınları az mı rezil ediyor sizce? Hep mi sütten çıkma ak kaşıklar ki? Hep mi erkekler harika? Olabilir mi böyle bir şey?

Biz mi yapıyoruz bu adamları böyle? Sanmıyorum, çünkü bundan zevk almadığımız ortada. Peki o kerameti kendinden menkul atalarımız kadın ve kız olarak kategorize ettiği dişil ırk hakkında yanılıyorsa? Ve yine kulağına ezanla fısıldanmış gibi benimsedikleri ataerkillik ve otomatikman sahiplendikleri promosyonu olan cinsiyetçilik ne olacak? Bir erkek hangi koşullarda ADAM olur?

Şunu gördüm o sofrada; o sadece bir erkek! Basit, zavallı ve ezik bir erkek. Güç dengesini yanlış kurduğunun farkında değil. Doğrusu o onun. Ayrıca her söylediği de doğru, çünkü onun pipisi var.

Ama yanındaki kadın, o sessizce tebessüm ederek dinleyen, yine de tüm aşağılamalarına rağmen kendine hakim olup, bütün içtenliğiyle sofrada kalıp, elinden geldiğince sohbete eşlik eden kadın; kadın gibi kadın!

*

Henüz yaşamımda yer eden bu ve buna benzer kişilerin yüzüne gerçekleri vuracak cesaretim yok. Çünkü hazır değiller, biliyorum. Şimdilik bir iki ima ve mimikle anlayacakları günü bekliyorum sabırla… Sanırım 2, 5, maksimum 10 yüzyıl sonra biz de yakalayacağız o tek dişi kalmış canavarı.

Sevgiler herkese,

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s