Genel
Comment 1

İçimden geldiği gibi-3

Processed with VSCO with hb2 presetUzun zamandır işe gitmiyorum. Yani düzenli olarak. Aile şirketi olmasının ve benim görevimin de pekala evden idare edilebilecek olduğunu keşfettiğim günden beri evdeyim. Yıllarca asistan olarak gece gündüz demeden çalıştığımdan dolayı hep böyle bir hayalim vardı. Mesela, laptopuyla bir kafede harıl harıl yazışma yapan insanlara imrenirdim hep. Zira ben bağlı bulunduğum yöneticimin gölgesi olarak yaşıyordum. Kaç kere sipariş ettiğim yemeği yiyemeden hatta hesabı isteyecek vaktim dahi olmadığından fazlasıyla para bırakıp koşar adım çıktığımı bilirim, sırf yöneticimin hiç bitmeyen ‘acil’ durumunu organize edebilmek için.

Artık böyle bir sorumluluğum yok ama henüz bilgisayarımı bir kafede açmışlığım da yok! Öğlen yemeğini şık bir restoranda bir kadeh şarap eşliğinde, zaman kısıtlaması olmadan yemek ve işinin başına motive olmuş bir şekilde dönmek de yok! O çok beklenen sergileri, konferansları, o izin koparmak için yalvarılan eğitimlere başvurmak yok! Emekçi (!) olarak çalıştığım yıllarda hayalini kurduğum ne varsa şuanda yok! Anladım ki hayallerimle aramdaki tek engel yine kendimim!

Evden dışarı çıkmak, 3 günde bir yaptığım bir eylem oldu son 2 aydır ve her durumdan şikayet etmek de en büyük hobim.

**

Uzun zamandır küçük olmasına rağmen evimde yatılı kadın vardı. Başlarda, özellikle de yaz aylarında hem havuz-deniz muhabbetinden hem gelen gidenin çok olmasından dolayı baya işimi kolaylaştırmıştı (benim evin misafiri hiiiiç bitmez!). Ancak Ekim Ayı içerisinde şunu fark ettim; ‘evde yatılı kadınım var ama evimi bok götürüyor!’ dolayısıyla çıkışını düşünmeden verdim.

Tabi düşünmeden alınan her bir kararın arkasında uzun uzun düşünmek zorunda kalacağımız anların olduğunu hesaba katmadan… Sonrasında haftada bir gündelikçi almaya başladım. Onla da olmadı. Onu da bir başkasıyla değiştirdim, o da olmadı.

Olmamasının esas sebebi şu; yanınızda pozisyonu ne olursa olsun, birini çalıştırıyor ve bir şeylerinizi emanet ediyorsanız, kesinlikle başında durmalısınız! Dikkatli bir şekilde kontrol ve organize etmeniz gerekiyor. “O hizmet, ben para veriyorum. Kadın kaç yaşında kadın, ne yapacağını eşek gibi dürtüp ben mi söyleyeceğim?” diyordum hep. Bunu benden yaşça büyük bir kadına yapılmış bir hakaret olarak görüyordum. Ama anladım ki; sert, kararlı ve buyurgan olmak gerekiyormuş.

Yatılıdan sonraki üçüncü kadınım da kendini evin hanımı beni temizlikçi olarak görmeye başlayınca onu da işten çıkardım ve ‘millete minnet etmem, kendi işimi kendim görürüm’ diyip oturup bir ajanda yaptım.

Temizlik ajandayla mı yapılır demeyin! Benim gibi bir şeyleri yapma heveslisi olup da her şeyi aynı aynda yapmaya kalkıp, işin içinden çıkamayanlar iyi bilir! Ha bir de yılların alışkanlığı olarak içecekleri suyu bile ajandaya yazanlar…

Şimdi, özellikle son 2 aydır ben aşırı yoğun ve yorgunum. Annem haklıymış; ‘ev işi hiç biter mi?’ derdi… Bitmiyormuş anneciğim. Ama huzurluyum. Çünkü ne yaptığımı, nasıl yaptığımı biliyorum. Hijyenden yana sıkıntı yok yani, zira ağzımı bile çamaşır suyuyla çalkalama noktasındayım. (!)

**

Bazen evliliğinizin ya da ilişkinizin büyüsünün kaçtığını, sıkıcı olduğunu, size bir şey katmadığını düşündüğünüz oldu mu? Benim ara sıra oluyor. Eskiden, bekarken, eğer varsa bir ilişkim-böyle hissettiğim- derhal noktalıyordum. Pişman olup da geri dönersem de ilişkiye heyecan katılmış oluyordu (o günki aklımın alamet-i farikaları işte) ama evliyken öyle olmuyor!!! Bazı akşamlar o kadar uzun süre konuşmadan başka şeylerle ilgileniyoruz ki, insanlar nasıl sohbet ederdi, ben şimdi ağzımı açsam bu adama ne söyleyebilirim, ne paylaşabilirim ki filan derken buldum kendimi.

18 Unique Engagement Announcement Ideas from Instagram via Brit + Co

Bir yandan düşünüyorum, her Allahın günü beraber olduğumuz bir insan en yakın arkadaşımız da olsa, eşimiz de, bir yerden sonra muhabbet tükenir… Ama tükenmemesi de gerekir, o benden ben ondan sıkılırsam nasıl olacak tüm bunlar?

Beraber bir film izlemek de paylaşım mıdır evliliklerde? Veyahut aynı koltukta uzanıp aynı sosyal medyanın farklı sayfalarından gündemi takip etmek? Nedense böyle zamanlarda içimde hep bir ‘bir yerde bir yanlışlık var’ hissi…

Belki de yanlışlık benim zihniyetimde, emin olamıyorum ki…

**

Tunus’tan İstanbul’a (sanırım 3.kere) gelen bir müşterimiz var. Eşi ve annesiyle birlikte gelmiş bu sefer. Onların da ilk gelişi değil buraya. Jest olsun diye onları otelinden alıp gezdirmeyi teklif ettim. Nereleri gezdireceğimi, planımın ne olduğunu sordular. Alışveriş olayını tamamladıkları için Zorlu Center, İstinye Park, Nişantaşı gibi noktalar yalan olmuş oldu. Sketch Watercolor by Гаврилова Кристина (@xtina_gavrilova_art) в Instagram_ «Galata tower in Istanbul sketch #aquarell #art #painting #watercolor #sketch #paint #drawing #sketching #sketchbook #travelbooKapalı Çarşı dedim ama baya sokak sokak haritasını çizebilecek durumdalarmış. Saraylar, sarnıçlar filan geçen geldiklerinde gezilip görülmüş. Balat, Galata, İstiklal, Karaköy tavaf edilmiş. İstanbul Modern’deki bir sergiyi görüp, Deniz müzesini gezmişler. Belgrad Ormanı’nda yürüyüş bile yapmışlar…

İstanbul bir kültür ve sanat şehri, bir metropol olabilir ama neticede bir yerde bitiyor. Şimdi mesaj atıp rica edeceğim; onlar beni gezdirsinler…

*

Herkese sevgiler.

Reklamlar

1 Yorum

  1. “Muhabbet baldan tatlıdır” derler 🙂 ortak konuşulacak ilgi alanı işin tılsımı sanırım. Bunu canlandırabilirsiniz. Muhabbet öyle bir şey ki, o olunca zihnin her alanı beslenir ve beyin bu beslenmenin sürmesi için ilişkiyi keyifle devam ettirir. Sevgiler benden de..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s